CHP lideri Deniz Baykal 'Tek egemenlik KKTC'yi ortadan kaldırır' dedi!
» Turuncutime.com
CHP lideri Deniz Baykal partisinin Grup Toplantısı'nda gündemi değerlendiriyor...İşte ana muhalefet partisi genel başkanı Deniz Baykal'ın konuşmasından satır başları...
CHP lideri Deniz Baykal 'Tek egemenlik KKTC'yi ortadan kaldırır' dedi!
İşte Deniz Baykal'ın sonuşmasından satır başları
"Hepimizin gönlünde saygıyla yer alan Suna Pekuysal'a Allah'tan rahmet diliyorum. Önümüzde 24 Temmuz var. 24 Temmuz'da Lozan barış anlaşması imzalandı. Tarihimizin şanlı haftalarından birini yaşıyoruz.
Kıbrıs'ta Türkler sindirilmek istenmişlerdir. Hakları hukukları ellerinden alınmak istemiştir. Ve Kıbrıs Cumhuriyet'i bir Rum devletine dönüştürülmüştür. Bütün bunlar siyasi bir amaca yönelik olarak sistemli bir plan içinde gerçekleştirimiştir. Türkiye siyasi çözümleri iyi niyetle aramıştır.
Annan Planı bu doğrultuda çözüm taslağı olarak kendisini gösterdi. Ancak yeterli bir plan değildi. Ancak buna rağmen Türkiye Cumhuriyeti plana destek olmayı tercih ettiler. Sonuçta biz kabul ettik onlar kabul etmediler.
Yakın zamanda Hristofyas ve Talat'la bir görüşme yapıldı. Sonucunda tek egemenlik ve tek bir yapı konusunda anlaşmaya varıldığı belirtildi. Bu çok şaşırtıcı bir durumdur. Türk ve Rum liderleri tek egemenlik ve siyasi dayanışmaya dayalı bir yapıyı kabul etmiştir. Uluslararası ilişkiler bu diplomasi zemininde şekilleniyor.
Son dönemde Kıbrıs'ta tarihi bir hata yapılmıştır. Tek egemenlik olarak. Tek egemenlik olduktan sonra kimin egemenliği olarak. Nüfus yapısı ortada. Bu KKTC'nin ortadan kalkması demek. Dünyanın tanıyacağı bu egemenliği bizde tanımış olacağız demek. Şu andaki KKTC vatandaşları ne vatandaşı olacak? Rumlar mı KKTC vatandaşı olacak? Sen iki ayrı tarihin yüzlerce yıldır yaşadığı ortamda nasıl tek egemenlik diyeceksin? Başbakan'ın sözleri orada verilen ödünlerin üstünü örtmeye yönelik sözlerdir. Biz elde edilmiş durumu koruyamazsak, Türkiye'nin bölgedeki etkinlik ve saygınlığını çok ciddi zarara uğratır.
Lozan Anlaşması dünyada mazlum milletlerin haklarını mücadele edebileceklerini ortaya koyan büyük bir işarettir. Lozan'ı gerçekleştirmiş bir millet olmanın iftiharını hepimiz yaşıyoruz. Lozan'da dünyaya nizam veren büyük güçler iddialarını noktaladıklarını görmek zorunda kalmışlardır. Lozan'ı anlamak için Sevr'i çok iyi anlamak lazımdır. 23 Temmuz aynı zamanda Erzurum Kongresinin de yıl dönümü. Bu hafta gerçekten tarihi bir hafta içindeyiz.
1 Yıl önce AKP seçimlerden uyunu arttırarak çıktı. 1 Yıl sonra şu anda içinde bulunduğumuz duruma bakın. Bunu gerçekten anlamak izah etmek mümkün değidir. Bunun başarılı ir siyaset uygulaması olarak nitelemek mümkün müdür? Bu nasıl omuştur? Niçin olmuştur? Bunun anlaşılması büyük önem taşıyor. Emekli Generaller tutuklı, yazarlar çizerler tutuklu. Borçlar patlamış, enflasyon yükselmeye başlamış. Kalkınma düşüyor, yatırımlar düşüyor, ekonomik sıkıntılar giderek artıyor. Toplum kendi içinde bölümneye tahrik ediliyor. Bunlar sistematik bir şekilde uygulanıyor. Yargı siyasetin göbeğine çekilmek istiyor. TSK siyasete alet edilmek isteniyor. Bu tabloya neden olmuş kimselere siz yüzde 40 değil yüzde 60'ta verseniz birşey değişmez. Ülkemizin geleceğinden hepimiz kaygı duyuyoruz. Bunun sorumlusu iktidar değilse kim? Bu tablo ortaya çıktıktan sonra çok daha fazla tehlikeli açılımlar başladı. Türkiye siyasal yargılamalar dönemine çekiliyor. Siyasetçilerin yargılanabilmesi gerekiyor. Başbakan'a açıkça teklif ediyorum. Dokunulmazlıklarla ilgili maddeleri değiştirmeyelim diyorsan değiştirmeyelim. Senin ve benim dokulmazlıklarımızı kaldıralım. Bu ciddi bir tekliftir. Başbakan ağzını açıp bu konuda bir cevap veremiyor. Kaldıralım dokunulmazlıklarımızı bizimle hesabı olanlar o hesaplarını görebilsinler. Sen toplumun saygıdeğer insanlarına karşı, sağlam kanıtlara dayanmayan suçlamalar içerisine nasıl girersin? Bu yargılamalar darbe dönemlerinde oluşur. "