Devlet Bakanı Mehmet ÅžimÅŸek, dünyanın büyük bir krizle karşı karşıya olduÄŸunu belirterek iÅŸadamlarını uyardı. ÅžimÅŸek, "Küresel ekonomi çok zor bir dönemden geçiyor. Ben size bütün samimiyetimle söyleyeyim ÅŸartlar zorlaÅŸabilir bu noktadan sonra. Bunun yansımaları giderek dalga dalga geliyor. Biz, Türkiye'nin bundan en az etkilenmesi için elimizden geleni yapıyoruz." dedi.
Bakan ÅžimÅŸek, Denizli Polisevi'nde, ildeki yerel idareciler ve çeÅŸitli meslek örgütü temsilcilerinin Denizli ekonomisi hakkındaki sunumunu izledi. Basına kapalı olarak yapılan toplantı sonrası ÅžimÅŸek, ''Türkiye: Yeni Program'' konulu bir sunum yaptı.
Bakan ÅžimÅŸek sunumunda, teÅŸvik sistemini gözden geçirdiklerini, yeni dönemde bölgesel teÅŸvikin kademeli olması gerektiÄŸini belirtti. ÅžimÅŸek, "Hakikaten Hakkari ile İstanbul arasındaki gelir farkını azaltmayı teÅŸviklerle düÅŸünüyorsak, o zaman Hakkari'ye milleti gönderecek kadar radikal teÅŸvik verelim. TeÅŸviklerde o ilin geliÅŸmiÅŸlik seviyesiyle belli sektörlerde yoÄŸunlaÅŸmasını da dikkate almak lazım. Belki kümelenme stratejisi çerçevesinde ikisini birleÅŸtirmek lazım. Åžu anda onun üzerinde çalışıyoruz." dedi.
TeÅŸvik sisteminin esnek olması gerektiÄŸini kaydeden ÅžimÅŸek, belli ölçekteki yatırımlara nerede olursa olsun teÅŸvik verilmesi gerektiÄŸini vurguladı. ÅžimÅŸek, "Adam gelecek, 1 milyar dolarlık yatırım yapacak. Yerli veya yabancı, kaçırmamak için ona bir paket sunmak lazım; onu da düÅŸünüyoruz. Åžu anda sanayi envanteri çıkartıyoruz. Nerede, ne kadar kapasite var? Hangi il hangi sektörde yoÄŸunlaÅŸmış, bu çerçevede teÅŸviki yeniden yapılandıracağız." diye konuÅŸtu.
Yatırımların yurt dışına yapılmasıyla ilgili Bakan ÅžimÅŸek, "Sermaye serbesttir. Biz isteriz ki bütün yatırımlar burada olsun. Dünyadan da bize yatırımlar geliyor, Türkiye de baÅŸka yerlere yatırım yapıyor. MüteÅŸebbis nerede kâr imkânları ve neyi kârlı bulursa onu yapar." diye konuÅŸtu.
İşadamlarına küresel ekonominin çok zor bir dönemden geçtiÄŸini anlatan ÅžimÅŸek, "Ben size bütün samimiyetimle söyleyeyim, ÅŸartlar zorlaÅŸabilir bu noktadan sonra. Çünkü dünya büyük bir krizle karşı karşıya bir yandan enerji fiyatlarının ayyuka çıkması, bir taraftan gıda krizi var. Bir yandan kredi krizi var. Bütün bunları topladığınız zaman dünya ekonomisi yavaÅŸlıyor. Bakın 2. çeyrekte Avrupa küçülüyor. Amerika da küçülecektir. İthalat azaldığı, ihracat arttığı için yüzde 1.9 büyüdü. Bu büyümenin 2.4 puanı net ihracattan geldi. İhracat etkisi olmasaydı Amerika küçülmüÅŸtü. Zaten Amerika 4. çeyrekte eksiydi. Dünyada hakikaten bir yavaÅŸlama var. Önemli bir kredi krizi var. Bunun yansımaları giderek dalga dalga geliyor. Biz, Türkiye'nin bundan en az etkilenmesi için elimizden geleni yapıyoruz." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin birçok yapısal sorunu bulunduÄŸunu ancak bunlardan en önemlisinin tasarruf açığı olduÄŸunu ifade eden ÅžimÅŸek, bunun kendini yüksek cari açık ve yüksek faiz olarak gösterdiÄŸini söyledi.
Sosyal güvenlik sistemi açıklarının sürdürülemez olduÄŸunu, bu nedenle bu alanda bir reform yapıldığının altını çizen ÅžimÅŸek, ''Bu konuyu kökten çözdük diyemem ancak orta ve uzun vadede kamu sektörünün tasarruflarını artıracak çok önemli adım attık. Daha da atmamız gereken adımlar var. Çok eleÅŸtirilmekle birlikte iddia edildiÄŸi gibi çok da radikal bir düzenleme deÄŸil. Avrupa'nın en yüksek aylık baÄŸlama oranlarından birisi Türkiye'de'' diye konuÅŸtu. Bakan ÅžimÅŸek, Türkiye ekonomisi için ülkenin rekabet gücünün artırılmasının hayati öneme sahip olduÄŸunu belirterek, bu nedenle istihdam üzerindeki vergi yüklerinin azaltılması, kayıt dışılığın azaltılması, kalifiye eleman yetiÅŸtirilmesi programı ve Ar-Ge teÅŸvikleri gibi konularda da düzenlemeler yaptıklarını söyledi.
Türkiye'nin halen Avrupa Ekonomik İşbirliÄŸi TeÅŸkilatı (OECD) ülkeleri arasında istihdamı koruma mevzuatı bakımından en sert ülke olduÄŸunu belirtti.
Bakan ÅžimÅŸek, cari açık sorunun temelinde enerji ithalatı olduÄŸunu, Türkiye'nin enerjide dışa bağımlığını azaltmak için özel sektörün önünü açan yasal düzenlemeler yaptıklarını dile getirdi. ÅžimÅŸek, yasal düzenlemelerin tamamlandığını, bu konuda hareketlenmenin baÅŸladığını, 3-5 yıllık vadede enerji yatırımlarının meyvelerini vereceÄŸini kaydetti. Bakan ÅžimÅŸek, hükümetin faiz ve kur konusunda bir politikası olmasının mümkün olmadığını, ülkeye sermaye giriÅŸ çıkışının serbest olduÄŸunu, Merkez Bankası'nın da faizleri piyasa koÅŸullarına göre belirlediÄŸini ifade etti. ÅžimÅŸek, ÅŸunları kaydetti: ''Fiiliyatta düÅŸük kur var, çünkü ülkeye para giriyor; yüksek faiz var çünkü ülkenin riski yüksek. Borçlanması hala yüksek, sosyal güvenlik açığı yüksek, arada sırada siyasi kazalar oluyor."
ÅžimÅŸek, enflasyon konusunda Türkiye'nin dünya ortalamalarına göre daha kötü durumda olmadığını, dünya ortalamasının geçen yıla göre iki kat artmasına raÄŸmen Türkiye'nin yüksek enflasyon sıralamasında daha iyi bir noktaya geldiÄŸini açıkladı. ÅžimÅŸek, sektörlerin ömür boyu fason üretmekle bir yere varamayacağını, sanayinin birikimlerini markaya ve daha üst kategorilere dönüÅŸtürmesi gerektiÄŸini vurguladı.