Yaşasın Özel Üniversiteler!
Ben medya sektörüne alaylı olarak başlayanlardanım. Lise hayatımda dahil olmak üzere hem Türkiye’de hem de İngiltere’de çeşitli eğitimler aldım.
Hayatımın en büyük hatalarından biri olarak kabul ettiğim tiyatro eğitimim dışında tüm eğitimim medya ve sinema üzerine oldu.
Türkiye’deki lise mezuniyetim dışında İngiltere’deki kolej ve sertifika eğitimlerim dışında, benim için en önemli olan Üniversitedeki “Film Making and Media” eğitimimdi.
Hiç istemeden de olsa, o zamanki kararımı çokça düşünmeden 5 yıl kadar önce okulu dondurarak Türkiye’ye dönerek kendi şirketimi kurdum.
Okula geri dönmek hep planladığım, hep istediğim bir şeydi. Sadece Türkiye’de değil, dünyanın her yerinde diplomanın önemini gören ve bizzat yaşayan biriyim.
Alaylı olarak ne kadar yükselirseniz yükselin, ne kadar başarılı olursanız olun diplomanız olamadığı sürece hep bir dudak bükülmesi ile karşı karşıya kalırsınız. Mutlaka mektepli olmanız, CV’nizde mutlaka bir mektep yazmalıdır.
Ben kariyerimi gazetecilik ve yazarlıktan çok sinema da sürdürmek isteyenlerdenim.
İngiltere’deki okulumdan tüm geçiş işlemlerim birkaç gün önce tamamlandı. Yeni dönemde Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesinde eğitimime devam ediyorum. Biraz da heyecan sardı ki beni sormayın…
Dün bir arkadaşım sordu neden özel üniversite? Diye…
Arkadaşım, ona verdiğim cevabın önemli olduğunu ve yazmam gerektiğini söyledi.
Devletin üniversitelerinde eğitim seviyesini ve kalitesini devlet belirliyor. Devlet sizden almak istediği kadar eğitiyor sizi. Sorunsuz, sorgulamayan, koyun olmak için gerekli her türlü altyapı ile…
Devlet üniversitelerinde siyaset almış başını yürümüş, sürekli öğrenci olayları, Akdeniz Üniversitesi’nde yaşanan rezaleti hiç birimiz unutmadık…
Ya da derste olması gereken öğrencilerin, eğitim alması gereken öğrencilerin Ankara Üniversitesi bahçesi ve kantininde sürekli birbirilerini yemelerini…
Tabii ki üniversite öğrencileri siyaset konuşsun ama biz de konuşmuyorlar resmen bıçak silah savaşıyorlar. Bunun adı üniversitede aktif olmak, ülke sorunlarına sessiz kalmamak değil… Bunun adı politikacıların eğitim alacağımız zamanlarda bizi aptalca şeylerle oyalamasıdır…
O yüzden özel üniversiteleri ve onların verdiği eğitimi ve yetiştirdiği insanları önemsiyorum.
Herkesin özel üniversiteye gidecek imkanımı var? Sorusuna da cevap vermek istiyorum.
Bir aile sadece devlet üniversitesindeki çocuğuna yıllık ne kadar masraf ettiğini hesaplasın. Sonra da özel üniversitede okursa ne kadar harcayacağını araştırsın. O zaman gerçeği görecektir.
Aradaki bir başka farkı da şöyle anlatayım İstanbul’daki bir devlet üniversitesinde benimle aynı bölümde 60 öğrenci en yenisi 10 yıllık 4 bilgisayar ile idare ediyor.
Özel üniversitede ise son sistem bilgisayarlarla donatılmış laboratuarlar var.
En azından imkanlarını zorlayarak da olsa gönderebilecek ailelerin çocuklarını özel üniversitelere göndermelidirler. Ne kadar çok genç daha iyi eğitim alır ve politik saplantılardan uzak yetişirse bu ülkenin saçma salak yöneticilerden ve tüm şikayet ettiğimiz şeylerden kurtulması daha erken olacaktır.
Tunç Erden Yakar / Turuncutime.com
turuncutime@gmail.com