YOKUZ DİYORUZ…
Siz bakmayın Hıncal Uluç’un ‘bizi yansıtıyor’ dediğine. Hikâye! Bizleri yansıttığı filan yok. Sahte üzülmeler, el ele tutuşup küçük hissetmeler… Hepsi ucuz bir reyting kaygısından öte değil.
Show TV’de yayınlanan Var mısın Yok musun programından bahsediyorum (Hamdi Bey desem daha mı açıklayıcı olurdu yoksa? Google’ye Hamdi Bey yazın bakın ne çıkıyor)
Toplanmış 24 akıllı haftanın 5 günü kuyuya taş atıyorlar. Ekrandaki izleyici de bu taşları çıkarmaya çalışıyor. Lay lay lom… (Acun Ilıcalı’nın resmi web sitesinde neden 20 kutu diye yazıyor anlamadım açıkçası http://www.acunmedya.com/modules.php?name=varmisin_yokmusun)
Kutu sayılarını söyleyen yarışmacı, kutuları açan yarışmacı adayları, teklifi veren Hamdi Bey... Programda, sadece çalan telefona baktığı için ‘sekreterlikten’ ötesini yapmayan Acun Bey başka ne işe yarıyor? (Affedersiniz, telefonu kapattıktan sonra bir de soru soruyordu değil mi?)
Yeni Aktüel Dergisi Hamdi Bey’in Acun Bey’in kameramanı olduğunu yazdı. Acun Bey gizemli kahramanının ifşa edilmesini istemedi ve haberi hemen yalanladı. Ses kaydının olduğunu söyleyince dergi Acun Bey sustu. YALAN 1!
Peki, Hamdi Bey’in ‘bankacı’ olduğu palavrasına ne demeli? Söyler misiniz, ismi dahi anılmayan hangi banka bu kadar para verir? Bu da YALAN 2!
Yarışmalarda kazanılan hediyeleri sponsorlar verir, paraları ise yapımcılar. Programın yapımcısı Acun Bey olduğuna göre, para Onun cebinden çıkıyor. Bu durumda az kazanan veya büyük kutu açtıran yarışmacılar için üzülen Acun Bey ne kadar inandırıcı olabilir sizce?
Ben asıl yarışmacılara imzalattırılan sözleşmeyi merak ediyorum. Nasıl bir sözleşmedir ki bu yarışmacılara ‘şu saatte şurada olacaksın’ talimatıyla yarışmacıları istediği anda istediği yere çağırabiliyor. Nasıl bir sözleşmedir ki bu Acun Bey herhangi bir yarışmacıya ‘aa bu format dışı’ dediğinde anında ürküp kaçıyor (bkz. Acun Bey ile Nursel’in kutuyu her aralayıp baktıklarında Nursel’in Acun Bey’den azar yemeleri). Nasıl bir sözleşmedir ki bu yarışmacıları başka hiçbir program da, kanal da göremiyoruz.
Hakkını da yemeyelim şimdi programın. Sağ olsunlar, Türkçeye ’kutunda ne hissediyorsun’ deyimini kazandırdılar…
Acun Ilıcalı televizyonculuk kariyerinin altın çağını yaşıyor. Kendisi geleceğin ‘Osman Yağmurdereli’ adayıdır (bildiğiniz gibi Yağmurdereli de vasat bir şarkıcıyken, show programları sundu. Sonra da; “programı sunan ben, hazırlayan ben, şarkıları söyleyen ben.. Neden kendi yapım şirketi kurmuyorum” deyip ilginç ilişkiler sayesinde çook iş yapıp çook para kazandı.)
Acun Ilıcalı da tıpkı Osman Yağmurdereli gibi Televolelerde vasat bir muhabirken sunucu oldu dünyayı dolaştı. Şimdi de bir kanalı tek başına haftanın beş günü prime-time de sırtlıyor.
Çok değil 2 yıl sonra Acun Bey’i de 150 tane programın yapımcısı olarak görürseniz şaşırmayın. Deniz söylemişti dersiniz…
ÖLÜ DOĞUM
Önümüzdeki hafta Yılmaz Erdoğan önderliğinde BKM’nin alt kadrosu ‘Çok Güzel Hareketler Bunlar’ Kanal D’de programa başlıyorlar. Hayırlı olsun. Gerçi bana göre pek hayırlı olmayacak.
Anlatayım…
Hatırlayacaksınız, bundan bir süre önce Bir Demet Tiyatro ATV’de tekrar başlamıştı. Ömrü birkaç hafta sürdü. BKM’nin as kadrosu iş yapmıyorsa alt kadrosu ne kadar iş yapar? Göreceğiz…
Gerçi küçük bir kurnazlıkla programı Çarşamba gecelerin reyting kralı Yaprak Dökümü’nden sonraya koymuşlar ama unutmayınız ki sezon biter, dizi biter. Sonra ne yapacak ‘çok güzel harekâtçılar’ çok merak ediyorum…
GÜLBEN’İN ÜST YAZILARI…
Yeni program demişken Gülben’e de hayırlı olsun diyelim. Yapımcı Okan Bayülgen, Ata Demirer fiyaskosundan sonra şimdi de Gülben Ergen’le yola çıktı. Ne diyelim, yenilen pehlivan güreşe doymazmış… Neyse, konumuz bu değil.
Konumuz, Gülben’in üst yazıları. Program canlı yayınlanıyor. Sol üstteki ATV logosunun altında CANLI yazdığı halde sağ tarafa YENİ yazmanın ne gereği var? Mantıklı bir cevap bulan bana da söylesin…
Deniz T. Simavi / Turuncutime.com
deniztsimavi@gmail.com