Yalanhaber/ yazmaktan/ bıkmazutanmaz/ keşmekeşmagazinciler
Gazeteleri okuyun/tarayın/açın muhakkak Ece Erken’i göreceksiniz!
Görmek zorundasınızdır…
Çünkü kendisi gazetelerin tiraj meleği!
Hakkında yalan haber yazıyorlar… Gazete çok okunuyor…
Zaten Sabah gazetesinden Bülent Cankurt baş belasıydı. Erken hakkında atıp tuttu sırf PRİM yapabilmek amacıyla, umuduyla…
Yaptı da!
Ece Erken kendisini çok güzel meşhur etti; Twitter’da olsun, Facebook’ta olsun.
Ancak, Erken’i hiçbir gazete rahat bırakmıyor; yalan-dolan haberlerle kuşatıyorlar magazin eklerini; şuursuzca.
Yok, sevgilisi Erken’e aşkını göstermek için şu kadar paralık saatini denize atmış, falan filan…
Bir kere benim tanıdığım kadarıyla Ece Erken böyle bir şey yapan adamın yanında bir dakika bile durmaz. Bunu kendisi de belirtti zaten.
Her şeyden evvel o bir Albay kızı!!! (Üç ünlem)
Anlaşılıyor ki bir albay babadan çok şey öğrenmiş(tir)!
Kaldı ki, kızınca da tam kızar. Öyle neşeli olduğuna bakmayın. Sinirlenince gözü döner. Bknz: Programına katılan DJ Hande’ye nasıl kızmıştı canlı yayında. Ki, o kibar haliydi; çünkü konuğuydu kızdığı kişi.
Ve ben çok merak ediyorum HAKİKATEN Ece Erken’i ne zaman rahat bırakacaklar?
Ne zaman doğru niteliğini taşıyan bir haber çıkacak gazetede/gazetelerde.
Üstelik yalan haber yazmalarına rağmen gazeteden bile kovulmuyor BU yalanhaberyazmaktanbıkmazutanmazkeşmekeşmagazinciler.
Bir de bu yalan haberlerin ABD de herhangi bir gazetede yazıldığını düşünün… O gazeteciyi bir dakika bile tutmazlar. Anında kapı dışarı(da) Güle Güle-Yine bekleriz tabelasını içine sindire sindire…
Ancak Türkiye’de yalan haber daha çok okunuyor, fakat insanlar da magazinin yalan bir boyutu olduğunu çokçok biliyor.
Zira okuyanlar bıktı, yazanlar bıkmadı/bıkmayacak!
Ama hepsi de mütemadiyen mahkemede gazetesini yalan haber davasıyla temsil edecek…
Demet Sağıroğlu’na alkış!
Kendisi hakkında bir yazı yazmıştım ve bana kızmıştı. Ve sonra düşündüm yazdığım gibi bir değilmiş Sağıroğlu. Hani kendisine de severim; şarkılarını/ kliplerini… Ben yanlış anladım, o kadar.
Neyse bu konuyu fazla uzatmayacağım…
Benim dikkatimi çeken; Demet Sağıroğlu’nun, kemik Kanserine yakalanan ancak bir türlü ABD vizesi alamayıp tedavi olmaya gidemeyen Şafak öğretmen için uğraşması. Her gün Şafak öğretmen için yazıyor, diğerlerinden daha çok alakadar oluyor, çok uğraşıyor, destek oluyor.
Ve ne acıdır ki bunu görüp yazan kimse yok! Yoksa Sağıroğlu ‘bana ne!’ diyip ilgilenmeye de bilirdi. Ama vicdanı bunu yapamazdı kınalı bebeğin. Ve Şafak öğretmen için çok yazdı, aradı konsolosluğu…
Orhan Çelik / Turuncutime.com
orhan.cel@hotmail.com
www.twitter.com/gasteciyazar