| • Bunları görmek ister misiniz? | |
|
|
|
|
|
‘Herkes kendi işini yapsın’cılara not |
 Özgün Çağlar
26-07-2010 |
FAZIL Say’ın arabesk müzik hakkında söylediklerine verilen tepkiler içersinde benim dikkatimi en çok çeken tepki...
|
|
| • Haber Detay... BU HABERİ PAYLAŞ... | |
‘Herkes kendi işini yapsın’cılara not
FAZIL Say’ın arabesk müzik hakkında söylediklerine verilen tepkiler içersinde benim dikkatimi en çok çeken tepki, Say’ın sadece işiyle ilgilenmesi gerektiği ve başka konular hakkında konuşmasının doğru olmadığını savunanların tepkisiydi. Bu fikirde olan çok sayıda insan olduğunu gördüm. Ve aklıma Milan Kundera’nın “Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği” adlı kitabı geldi. O kitapta komünist bir ülkede yaşayan doktor Tomas, birgün ülkenin kötü gidişatına ve yöneticilerin bundaki payına dair bir yazı yazar ve gazetenin birinde yayınlatır. Komünist yönetim zamanla daha da sıkılaşınca Tomas’ın yazdığı bu yazı başına dert olur ve Tomas, yazdığı bu yazıyı yalanlayacak türde bir ifadeye imza atması yönünde yönetimce zorlanır. Komünist yönetimin bu baskısındaki gerekçesi ise şudur: “Tomas sen iyi bir doktorsun ve iyi bir doktor olarak kal, bırak bu işlerle ülkenin politikacıları uğraşsın.” Bu romanın geçtiği ülke bugün türlü acılar yaşamış bir ülke ve hiç şüphesiz ki bunda insanlarının zamanla susturulması/susması, sadece işlerini yapmaya zorlanması önemli bir etken. İşin ilginç yanıysa siyasi tepkiler vermesi beklenen/istenilen politikacıların da herkesten önce ya susmuş ya susturulmuş olması… Bizim durumumuz bu kadar ciddi değil ama ufak da olsa benzemesi açısından yazayım aklımızda bulunsun dedim. Ayrıca bu “herkes işine baksın” tepkisinin medyadaki savunucularından biri olan Ayşe Arman’a Hıncal Uluç’un çok iyi bir “ayar verdiği” 25 Temmuz Pazar günü yayınlanan “Yuh sana Ayşe!..” başlıklı bir yazısı var ki mutlaka okuyun derim. Ben yazıyı kesip arşivime attım. Karikatürün farkı
BAŞBAKAN Erdoğan’ın alkol-üzüm konusundaki sözleri ilk başta bir yığın güzel espri yapmaya müsait gibi göründüyse de, aslının öyle olmadığını zaman gösterdi. Bu sözün akabinde yazılanlara baktığımda en baba espri şundan öteye gitmedi: “Geçen gün kavunun yanında bir salkım üzüm açtım.” Ama bu haftaki Uykusuz dergisi, kapağında Erdoğan’ın bu lafından çok güzel bir espri üretmişti. Karikatürün farkı bu olmalı. Kapakta Nuri Alço mizacında bir adam var, karşısında ise bir kız. Adamın elinde iki elma var ve kıza sunduğu elmanın üzerinde de bir hap var. Adam kıza soruyor: “Birer elma yer miyiz?” Kız ise şöyle diyor: “Ne elması be gece gece?” Adam umutsuzca içinden geçiriyor: “Yaktın beni Tayyip…” Medya notu
SABAH gazetesinin Günaydın eki, bu hafta itibariyle haftada bir olarak geçmiş yıllara ait magazin fotoğraflarını yayınlayacakmış. Aynı şeyi Habertürk gazetesinin haftalık yayınlanan magazin eki HT Mag da yayınladığı günden beri yapıyordu. Olan olmuş artık, ikisini birlikte kabul edeceğiz. Önemli olan bence bundan sonra bu eski magazin fotoğraflarını yayınlama işini hangisinin daha iyi kotaracağı… Ben takip ettiğim zamanlarda HT Mag’ınkini çok keyifli buluyorum, bayağı da bir gülüyorum fotoğraf altı yazılarına. Bakalım Günaydın’ınki nasıl olacak. Özgün Çağlar / Turuncutime.com ozguncaglar1@gmail.com
Haberin Videosu İçin Tıklayınız!
| |
|