Anasayfa | Röportaj | Selen Uçer: Ne anlattığını iyi bilen, derdi olan her yönetmenle çalışmak isterim!

Selen Uçer: Ne anlattığını iyi bilen, derdi olan her yönetmenle çalışmak isterim!

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
Selen Uçer Selen Uçer

Ünlü Oyuncu Selen Uçer, Turuncutime.com için Orhan Çelik ile inanılmaz sıcak bir röportaj yaptı ve serüvenini anlattı..

  Aslında Selen Uçer’e geçen yıl ratinglerde birinci olan Hanımın Çiftliği dizisi ile ilgili çok soru sormak isterdim açıkçası, fakat dizi final yaptı; saçma olur diye düşündüm. Çünkü ben Hanımın Çiftliği’ni çok seviyordum. Oradaki karakterler ve o karakterlerin sergiledikleri oyunculuk muhteşemdi. Selen Uçer ise Hanımın Çiftliği’ne Asuman karakteriyle katıldı.


 Kendisi,  Boğaziçi Üniversitesi- Kimya bölümünü bitirdi. Aynı zamanda Chicago Roosevelt Üniversitesi'nde burslu olarak, oyunculuk üzerine yüksek lisans yaptı. DOT yapımı Böcek oyununda yer almasıyla da kariyerinde büyük bir adım oldu, tanındı.

  

 2008 Adana Altın Koza Film Festivali’nde 'En İyi Kadın Oyuncu', .Afife Tiyatro Ödülleri’nde "Yılın En Başarılı Müzikal/Komedi Yardımcı Kadın Oyuncusu, 2010 Ankara Film Festivali’nde de 'En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu' ödüllerini aldı. Bir çok dizide ve tiyatroda oynadı.Halen İffet’te ve Cam adlı tiyatro oyununda oynuyor.

    

Biz de hayatını, oyunculuğu, siyaseti konuştuk…

 

   NE ANLATTIĞINI İYİ BİLEN, DERDİ OLAN HER YÖNETMENLE ÇALIŞMAK İSTERİM!

-Siz aslında Boğaziçi Üniversitesi Kimya bölümünü bitirmişsiniz. Nasıl başladı oyunculuk serüveniniz?

   Ben oyuncu olmak için Boğaziçi’ne girmiştim zaten. Bu biraz garip geliyor ama öyle. Üniversite tiyatrosuyla başlarım diye düşünmüştüm. Mühendis aile çocuğu olarak, konservatuara gitme kararlılığını o yaşlarda gösterememiştim. Sonra yarı zamanlı konservatuarda devam ettim, Boğaziçi’nde okurken. Boğaziçi Üniversitesi oyuncuları da okul gibiydi benim için.

-2008 Adana Altın Koza Film Festivali 'En İyi Kadın Oyuncu' ve 2010 Ankara Film Festivali’nde de 'En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu' ödüllerini aldınız. Neler hissettiniz bu ödülleri alırken?

   Özellikle Altın Koza, çok heyecanlandırmıştı beni. Değişik bir yoldan geldiğim için oyuncu olarak pek tanınmıyor, bilinmiyordum. Yaptığım işin ödüllendirilmesi çok sevindirmişti beni. Ümit Ünal’ın filmindeki rol de benim için özel bir roldü. İlk olduğu için yeri ayrıdır. Sonra da hep heyecanlandım, sevindim ödül durumlarında... Yaptığın işin beğenilmesi güzel bir şey; ödüllü ya da ödülsüz.

   ASUMAN SEVDİĞİM BİR KARAKTER OLDU

-Peki, ne gibi değişiklikler oldu bu ödüllerle hayatınızda?

   Pek bir değişiklik olmadı. Türkiye’de ödül sistemi dışarıdaki gibi değil. Sektörle alakası yok pek. Moral vermiş oluyor tabii, değişiklik o.

-Chicago Roosevelt Üniversitesi'nde de oyunculuk üzerine yüksek lisans yaptınız. Amerika’da oyunculuğa devam etmeyi düşünmediniz mi?

   Yok, düşünmedim. Giderken de düşünmemiştim. Yaşayayım öğreneyim istemiştim sadece. Okulun da dışında, oradaki yaşam, kendi yaşam serüveninde kendine kattığın şeyler önemli. Ama şimdi ki aklım olsa, o kadar uzun süre buradan uzak kalmazdım. Gider gelirdim, Buradaki profesyonel hayatıma daha önce başlardım. Ama pişmanım da diyemem. Herkesin bir hikayesi var işte, benimki de buymuş...

-Biz sizi daha çok Hanımın Çiftliği’ndeki Asuman karakteriyle tanıdık. Hanımın Çiftliği dizisine nasıl dahil oldunuz?

   O zaman beraber çalıştığım Zeynep Berkiş beni önermiş; şarkı söylüyor olmamdan da dolayı. Sonra oldu, beğenildi. Ben de çok severek oynadım. Özellikle türkü söylemek, onu döneme uydurmak ve karakter olarak da Asuman sevdiğim bir kadın oldu

   YAŞAYAN, GERÇEK KARAKTERLER ÇIKARMAYA ÇALIŞIYORUM

- Hanımın Çiftliği’nin çekimleri Adana’ydı. Zor oluyor muydu oraya gidip gelmek?

   Oluyordu. O sırada Cam oyununda da oynuyordum.(Hala oynuyorum) Çok da yoğun oynuyorduk. Gelip İstanbul’a oyun oynayıp geri dönüyordum Adana’ya. Afife Jale törenine aday olmuştum.Tesadüfen o gece İstanbul’daydım ve gece uçağıyla dönecektim Adana’ya, törene uğrayayım dedim, iyi ki uğramışım. Ödül almışım meğersem.

-Siz her karaktere bürünebiliyorsunuz; Hanımın Çiftliği’nde bambaşka bir karakterken, Bornova Bornova filmde bambaşka bir karaktersiniz. Bu doğuştan gelen bir yetenek mi, yoksa aldığınız eğitim mi?

   Oynadığım rollerin birbirine benzememeleri için uğraşıyorum. Zira kimse kimseye benzemez. Farklı ters köşe roller ve hikayeleri seviyorum. Sistemdeki tüm diretmeye, sana diretilen tipik rollerin dışına çıkmaya uğraşıyorum. Bir rol oynayıp, onun benzeri rollerle devam eden kariyerler var; özellikle televizyon bunu size diretiyor. Elimden geldiğince buna direniyorum. Yaşayan, gerçek karakterler çıkarmaya çalışıyorum

-Rolünüze nasıl adapte oluyorsunuz genellikle?

   Role çalışmak lazım, bunun için de zaman lazım. Nasıl bir tiyatro oyunu 2-3 aylık bir prova çıkıyor ve rolü deneyip, çalışıp, vücut dili ve tavır oluşturmaya çalışıyorsanız; tüm rollere bunu uygulamaya çalışıyorum. Özellikle sinema rollerinde, başrol oynadığım 3 filmdeki rol de (Ara, Büyük Oyun, Can) başka başka dünyalardan kadınlardı. Ön çalışmalar yaptım. Kendimden yola çıkıp başka birini yaratmak gibi bir süreç. Önce senaryoda anlatılmak isteneni anlayıp, bir karar verip karakterle ilgili, onu detaylandırıp, yaşayan bir hale getirmek

-En çok severek oynadığınız dizi hangisiydi?

   Deli Saraylı dizisindeki ‘Kiraz’ karakteri; mutlu, heyecanlı ve çok komik bir kadındı Kiraz. Ömrü 11 bölüm oldu ama ne yazık ki.

-Tiyatro mu, dizi mi daha çok zevkli?

   Hepsinin ayrı zevki var; dizi daha çabuk üretilen ve tüketilen bir iş, kendi içinde bir özen gerektiriyor. Sinema için bir karakter yaratmak daha kapsamlı ve geniş bir süreç olduğu için en sevdiğim sanırım, kendi dünyamda

-Türkiye’de hangi oyuncuları daha çok seviyorsunuz ve hangi oyuncuları sevmiyorsunuz?

   Minimal oyunculuk, ‘mış’ gibi değil; oynadığın rolü, kişiyi olmak. Göstermek değil o kişi olarak, yaşatarak oynamak. Büyük abartılı oyunları sevmiyorum. Komedi de daha köşeli roller oluyor, ama onların da kendine göre orjinalliği ve gerçekliği olanları seviyorum. Samimi olanları seviyorum, daha büyük olarak çizilseler de, ses oyunlarını, tonlama oyunlarını sevmiyorum. Başka biri olanları, klişe oynanan oyunları sevmiyorum.

-Sizce oyunculuk nereye doğru gidiyor şuan?

   Dünyada da daha doğalcı bir oyunculuk, sinema da en temelde devam ediyor. Her meslek, her alan gibi, oyunculuğun da en son noktası ilerlediği, geldiği nokta bu

-En çok hangi yönetmenle çalışmak isterdiniz?

   Ne anlattığını iyi bilen, derdi olan her yönetmenle.

   EZBERDEN POLİTİKA YAPANLARA KIZIYORUM

-İzleyiciler genellikle oyuncuların dünyalarını merak ederler. Oyuncuların dünyası nasıl?

   Herhangi bir insan gibi. Ama özel bir iş yapıyorsunuz, malzemeniz kendinizsiniz. Hikaye anlatıyorsunuz. İnsanlar izliyor. biraz değişik bir gündeliği var. Onun dışında herkes gibi, ne farkı olabilir.

-Türkiye’deki siyasi olaylara nasıl bakıyorsunuz?

   Ezberden politika yapanlara kızıyorum. Ezberden yöntemlerle bugünü düzeltmeye çalışan, ve gerçekleri değil de kendi söylemlerine uyanları görmeyi tercih ediyor politikacılar Türkiye’de... Polemikler ve reklam üzerinden gidiyor, siyasi hayat. Çok parlak değil. Gerçek bir demokrasi bu ülkede hiçbir zaman yoktu sanırım. Hala da yok. Baskıcı yönetimler ve tarih var, tam rayına hiç oturamamış bir ekonomi var, toplum da hep kara çizilmiş ezik bir resim üzerinden yaşıyor bence. Ezberden cemaatçi değil de, bireyine, insanına değer veren bir toplum olunsaydı keşke. Zor tabii. Senelerin mirasının üzerinden, bu coğrafyada yaşıyoruz.

   OYUNCU OLMAK İÇİN TUTKULU OLMAK LAZIM

-Partilerin gidişatı için neler söyleyebilirsiniz?

   Valla ne söyleyeyim. Bence bu ülkenin ihtiyacı-gelişmekte olan bir ülke olarak- olan sol kesim yeterince başarılı gitmemiş geçmişte. Keşke gitse. Gitseydi.

-Yeni projeleriniz nelerdir?

   Cam tiyatro oyunu devam ediyor, Can (isim benzerliği) sinema filmi Martta vizyona girecek.Bunun dışında konuştuğum uzun metraj projeler var. İffet dizisi devam ediyor. Komedi karakterleri oynama planım var, güldürerek derdini anlatma çok etkili olduğundan ve benim mizacıma uyduğundan belki. Kara komik yaşayan biriyim. Mizah malzemesi dolu bu ülke. Kadınlar için özellikle. Keşke ve umarım daha çok yapılabilse.

-Son olarak… oyuncu olmak isteyenlere neler önerirsiniz?

   Kolay gelsin, derim. Gerçekten isteyen yapar. Tutkulu olmak lazım. Bu mesleğin bedellerini fark edip, seçmek lazım. Çok çalışmak lazım. Hep kendini korumayı bilmek, hem de hep öğrenmek lazım.

Orhan.cel@hotmail.com

http://www.twitter.com/TheOrhanCelik

Orhan Çelik / Turuncutime.com

 

Yorum beslemesine abone olun Yorumlar (0 gönderilen):

toplam: | gösteriliyor:

Yorum gönder comment

  • Kalın
  • Italik
  • Altı çizili
  • Alıntı

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Sayfayı yazdır
  • Plain text Düz metin
ANKET: EN Seksi Kadın
En Seksi Kadın Hangi Burçtan Çıkar?
Etiket:
Bu yazıyı oyla
5.00
TuruncuTime Bi' Bildiğimiz Var, Haberiniz Olsun!